Kitap hakkında
40 SANİYE "Bazı anlar, ömür kadar uzun kalır insanda..." Her şey sadece 40 saniye sürmüştü. 13 yaşında, ne çocuk ne delikanlı bir ruhun, bir gömlek düğmesi dikilirken Müzeyyen’in gözlerinde hapsoluşunun hikâyesi bu. Bu kitap; unutulamayan bir bakışın, söylenememiş cümlelerin ve bir ömür boyu kalbe gömülmüş bir sevdanın günlüğü. İsmet’in çocukluğundan askerlik anılarına, oradan hayatın gri gerçeklerine uzanan; "Bence olmayacak" cümlesine rağmen umudu bir mektup zarfına sığdırmaya çalışan bir adamın sessiz çığlığı. "Eğer bir bakış sizi susturuyorsa... Bu hikâye, sizin de olabilir." İbrahim Borak, ilk eseri 40 Saniye ile okuru kendi içindeki o hiç büyümeyen çocukla yüzleşmeye ve unutulmasa da kabullenilebilecek yaraların izini sürmeye davet ediyor.