Kitap hakkında
“İnsan önce kalabalıklarda kaybolur, sonra kendi sessizliğinde… En son ise hiçlikte.” Bir kibritin kavına duyduğu hasretle başlıyor bu kitap: yanmayı göze alan bir arayışla. Anlatıcı, varlığını inceltikçeçoğalan bir hakikatin peşinde; zamanın, mekânın ve benliğin kabuklarını tek tek soyuyor. “Ben” dediğimiz şey ne zaman “O”na karışır? Denize düşen damla kaybolur mu, yoksa denizin adı mı olur? Aforizmayla felsefi deneme arasında salınan şiirsel bir akış: kimi zaman iç monolog, kimi zaman bir yakarış, kimi zaman asırlık bir tasavvuf çağrısı. Mumun ipi eriyor, kül savruluyor; ama ışık eksilmiyor. “Ben kimim?”, “Azalırken nasıl çoğalınır?” sorularını susturamıyorsanız, bu kitapta kendi izinizle karşılaşacaksınız. Çünkü bazen aranan, arayanın ta kendisidir. İSMET TÖR