Kitap hakkında
Taşradaki deneyimleriyle kente taşınıp savrulan genç bir kadın, flört sitelerinde hakikati arayan bir edebiyat eleştirmeni, çokdilli bir sevgilinin hayalini kuran avcı ve yedekçi bir yazar, aristokrasinin ayrıcalığıyla kaybetmeyeceğini düşünen yaşlı bir âşık ve aşkın dille, yazıyla yüreği ayartan bin yüzlü oyunları… Lina Wolff, ödüller alan, on sekiz dile çevrilen bu romanında; entelektüel dünyanın ikili ilişkilerde yabani bir araziye dönüşmesinin, bu araziye kök salmış karakterler arasındaki çatlakların ve bu çatlakları kapatmak için kendi suyuyla boğulan bir toplumun üzerinden, erkeklikten yonttuğu bir ‘loğ taşıyla’ geçiyor. “Erkek deliliği, diye yazıyordu, neredeyse her zaman ya bunamaya yahut dehaya dayanır. Dahası, bu delilik genellikle kibirden kaynaklanan ve uzun vadede monotonlaşan belirli yüceltme kalıplarını izler. Kadın deliliği bütünüyle farklıdır. Geniş bir alana yayılır, sonsuz sayıda kılığa bürünebilir. Bu delilikte bir esneklik vardır, kadın bedenini andıran esneklik.”