PDF kitap ve e-kitapları keşfedin. Yeni kitapları takip et
KİTAP DÜNYASIDuaLev N. Tolstoy
Dua kitap kapağı

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Dua

Lev N. Tolstoy · Yazar

Rus yazar Tolstoy’un “Dua” adlı eseri Harbiye Nezaret Dairesi Tercüme Şubesi Rusça Mütercimi Binbaşı Ali Fuad tarafından, 1336 (1920) yılında Rusçadan Osmanlı Türkçesine çevrilmiştir. Serdar Şeyhan’ın Osmanlı Türkçesinden Latin harflerine aktardığı ve Cağaloğl...

Sayfa
42
Kategori
Kitap Edebiyat Hikaye (Çeviri)
Yayın tarihi
2016-06-01
Yayınevi
CAĞALOĞLU YAYINEVİ
ISBN
9786056649158
Dil
osmanlica,
Format
Dosya henüz eklenmedi
Kitap Edebiyat Hikaye (Çeviri) ↗

PDF kitap arşivi dış sitede açılır. Bu kitap için doğrudan dosya bağlantısı henüz eklenmemiştir.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Rus yazar Tolstoy’un “Dua” adlı eseri Harbiye Nezaret Dairesi Tercüme Şubesi Rusça Mütercimi Binbaşı Ali Fuad tarafından, 1336 (1920) yılında Rusçadan Osmanlı Türkçesine çevrilmiştir. Serdar Şeyhan’ın Osmanlı Türkçesinden Latin harflerine aktardığı ve Cağaloğlu Yayınevi’nden çıkan bu eser, hasta bir çocuğun ölmesi üzerine derin acılar çeken validenin bir melekle Allah ve ölüm hakkındaki konuşmalarını içeren küçük bir hikâyedir. İstanbul Cihan Matbaası tarafından 1341 (1925) de basılan bu eserin Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi’nden alınan Osmanlı Türkçesi ile yazılmış metinleri de tıpkıbasım şeklinde meraklıları için kitabın sonuna dâhil edilmiştir. Bu metinler Osmanlı Türkçesinden aktarılırken asıllarına sadık kalınmış ancak anlaşılırlığın artması için metnin içinde geçen Arapça, Farsça kelimelerin günümüz Türkçesi karşılıkları sayfa alt kısımlarında verilmiştir. Keyifli okumalar dileriz… “Şu âlem-i fânî’de kimse kalamaz, devir daimadır, daimdir, daima gider ve olduğu gibi ebediyen gider. Bir şey kalmaz, daha bir şey görünmez, avdet etmez, hiçten meydana geldiği gibi bir gün yine hiçe gider.” s. 17 “Fakat iyi biliniz ki siz bir an olsun asla durmuyorsunuz mevcudiyetiniz bâki değil, ırmaklar gibi cereyan ediyorsunuz akıp gidiyorsunuz, taş daima alta ve aşağıya gittiği gibi, siz hepiniz cümlenizi er veya geç bekleyen ölüme doğru, uçup gidiyorsunuz.” s. 17 “Valide çocuğunun odasına girdi. Sütanne artık (kasti)yi yıkayıp gusül etmiş ve kaldırmış idi. Balmumlanmış küçük ve ince burunlu ve narin burun delikli, saçlar alnına dökülmüş sapsarı pırıl pırıl parlayan sevgili yavrucuğu yüksek bir yerde uzanmış yatıyor idi. Etrafında mumlar yanıyor. Ve başucundaki bir küçük masa üzerine beyaz, leylak renkli, açık mor, pembe yasemin çiçekler var idi.” s. 19
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗