Kitap hakkında
Bir mektup yazmam gerekiyordu. Ama ne için olduğunu hatırlayamıyordum. Bazen bir kelime, bir yüz, bir sokak lambasının ışığı... işte o an, kaybettiğin her şey geri gelir. Ama geri gelen, gerçek midir. Yoksa zihninin sana oynadığı bir oyun mu? Orhan bey, sıradan bir sabah uyanır. Masasında bomboş bir kağıt, içinde tarifsiz bir boşluk. Ne yazacağını, kime yazacağını, neden yazması gerektiğini bilmez. Ama bir şeyi çok iyi bilir: Bu mektubu yazmak zorundadır. Kurum Semti’nin kusursuz sokaklarında. Sara Sokağı’nın büyülü taşlarında, gecenin ışıkları arasında kaybolan bir adamın hikayesi... Orhan bey, kaybettiği sevgiyi, unuttuğu anları, yitirdiği kendini arar. Ve gecenin bir yerinde, sokak lambasının altında, kaybettiği her şeyi hatırlar... Geceye Mektup, hafızanın kırılganlığı, kaybın sessiz çığlığı ve insanın kendi gerçekliğini inşa etme çabası üzerine sarsıcı bir roman. ‘‘Umut Orhan. Unut artık. Sevgiyi unut. Nefreti unut. Acıyı unut. Bil ve öğren. Amaçlarını unutma.’