PDF kitap ve e-kitapları keşfedin. Yeni kitapları takip et
KİTAP DÜNYASIİstanbul EfsaneleriMurat Ukray
İstanbul Efsaneleri kitap kapağı

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

İstanbul Efsaneleri

Murat Ukray · Yazar

“İstanbul’un Sırlarla Dolu Mekanları, Hergün Gelip Geçtiğimiz yerlerin bilinmeyen Öyküleri, Bu Eserde, Bizleri Masalsı bir yolculuğa çıkarıyor..” EFSANELERE GÖRE İSTANBUL’UN KURULUŞU "Bu şehr-i Sitambul ki, bi mişl-u behadır, Bir sengine, yekpare Acem mülkü fe...

Sayfa
76
Kategori
Kitap Tarih Araştırma-İnceleme
Yayın tarihi
2020-09-23
Yayınevi
E-KİTAP YAYINCILIK
ISBN
9786257157018
Dil
Türkçe
Format
Dosya henüz eklenmedi
Kitap Tarih Araştırma-İnceleme ↗

PDF kitap arşivi dış sitede açılır. Bu kitap için doğrudan dosya bağlantısı henüz eklenmemiştir.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

“İstanbul’un Sırlarla Dolu Mekanları, Hergün Gelip Geçtiğimiz yerlerin bilinmeyen Öyküleri, Bu Eserde, Bizleri Masalsı bir yolculuğa çıkarıyor..” EFSANELERE GÖRE İSTANBUL’UN KURULUŞU "Bu şehr-i Sitambul ki, bi mişl-u behadır, Bir sengine, yekpare Acem mülkü fedadır." Şair Nedim Yeryüzünde, bu kadar çok ada ve sana sahip kent çok ender bulunur. Her ulus, İstanbul'u başka bir adla andı. Ayrıca, fetihten önceki adları başkaydı, fetihten sonrakiler başka... Tarih sahnesine, Byzas, Buzis, Byse, Bysante gibi adlarla çıktı. Roma dönemine kadar da en çok Byzantion olarak anıldı. Romalılar Antoneia, Anthuşa, Deutera Rome dediler. Sonra, uzun bir dönem boyunca Konstantinopolis olarak kaldı. Kuzeylilerin verdikleri adların bir kısmı kentin gücünü vurguluyordu: Tsarigrad (Slav kaynaklarında imparator kenti) ve Miklegard (Vikinglerde İmparator Mikhael’ın kenti) gibi. Ruslar Tekfuriye ve Zavegorod, Macarlar Vizenduvar, Polonyalılar Kanatorya, Çekler Aylana, İsveçliler Herakliyan, Hollandalılar İstefanya, Franklar Agrandone, Portekizliler Kostiye, Araplar Konstantiniyye, Acemler Kayser, Hintliler Taht-ı Rum, Moğollar Çakdüryan demişlerdi bir zamanlar Osmanlı'nın "Asitane"sine. Öte yandan, İstanbul'a yakıştırılan sanlar da en az kendisi kadar görkemliydi: Asitane-i Saadet (Sultan Sarayı), Dar-ül Hilafe (Halife'nin evi), Darü's Saltana (Saltanatın evi), Dergah-ı Selatin (Sultanlar kapısı)... Ve sonunda bizim kentimiz, İstanbul. Bilinen tarihi 2600 yıldan daha eskilere uzanan bu yaşlı, ama muhteşem kent, zamanın akışı içinde büyük uygarlıkların yıkılışlarım da gördü, yenilerinin nasıl kurulduklarına da... İmparatorlukların bu herkesi kıskandıran görkemli başkentinin köşe bucağı, birbiriyle ilgisi olmayan kültürlerin mirasıyla süslendi. Ve sonuçta, tüm üslup ve kültürler iç içe geçerek, birbirini özümseyerek, İstanbul'un anıtsal tarihini oluşturdu.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗