Kitap hakkında
İnsan konuşamadığında açığa çıkar. Dilin dönmediği yerde başlar hakikat. İşte orada, hayatın sesi lâl olur. İnsan kaçacak yer bulamadığında kendine çarpar. Çünkü bastırılan hiçbir şey kaybolmaz; yalnızca biçim değiştirir. Geçmiş, sandığımız gibi geride durmaz. Bir eşya gibi yer kaplamaz; kanın içinde dolaşır, bakışın yönünü değiştirir. İyileşmek, her zaman toparlanmak değildir; bazen dağınıklığın içindeki gerçeği kabul etmektir. İnsan, kendi kırılganlığını fark ettiği ölçüde gerçek olur. Kimse kahraman, kurban, suçlu olmaz. Hayatın sesi lâl olduğunda, geriye kalan tek şey bir cümleden ibarettir: İnsan, kendi sessizliğini taşıyabilecek kadar büyümek zorundadır.