Kitap hakkında
Doksanlar ve iki binlerin başlarında büyüdük. Dünya namütenahi bir yerdi ve yalındı da. Bugün tam olarak anlaşılamayacak şekillerde keşfetmemize ve bağlantı kurmamıza olanak tanıyan bir gerçekliğe bağlıydık. Ve çocukların dışarıda vakit geçirmesine izin verilen son yıllardı. Çocukken dışarıda oyun oynamanın verdiği mutluluğu kim unutabilir? Teknolojik olmayan böylesi bir ortamda büyümek, olayları şahsen deneyimleme isteğini artırıyordu. Akıllı telefonlar ve sosyal medya öncesinde dünyamız, etrafımızdaki fiziksel mekânlardan mürekkepti. Arkadaşlarımız yalnızca internetteki kullanıcı adları ve profil fotoğraflarından oluşmuyordu. Birlikte güldük, tartıştık ve büyüdük. Çocukken komşularımızı da tanırdık. Yaşadığımız topluluklarda kendimizi güvende hissederdik ve birliktelik duygusu hava kadar yaygındı. Yaygın ve çok güzel bir şekilde sıradan. Ama şimdi, işte buradayız. Üst kattakilerle kavga etmek üzereyiz. Bir zamanlar çok değer verdiğimiz o yaşantıları yerle yeksan etmeye kararlı görünen bir dünyada rotamızı bulmak zorundayız. Meydan, etrafa tam olarak bu pencereden bakıyor. Mimariden mahalle kültürüne, analog alışkanlıklardan dijitalleşmeye uzanan bu kitap, ortak hafıza ve bireysel kırılmalar etrafında şekilleniyor. Nostaljik sayıklamalara yem olmadan...