PDF kitap ve e-kitapları keşfedin. Yeni kitapları takip et
KİTAP DÜNYASIMühr-i SüleymanNecmettin Şahinler
Mühr-i Süleyman kitap kapağı

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Mühr-i Süleyman

Necmettin Şahinler · Yazar

Çocukluğumdan beri bir peygamber olarak değil de daha çok bir masal kahramanı gibi düşünürdüm Hz. Süleymân’ı. Geniş bir mülk, gösterişli bir saltanat, muhteşem bir ordu, saraylar, hizmetkârlar, yağız atlar, gemiler, süslü taşlar, kim bilir daha neler neler? En...

Sayfa
130
Kategori
Kitap Din İslamiyet
Yayın tarihi
2025-12-17
Yayınevi
KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK (KDY)
ISBN
9786258518672
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Kitap Din İslamiyet ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Çocukluğumdan beri bir peygamber olarak değil de daha çok bir masal kahramanı gibi düşünürdüm Hz. Süleymân’ı. Geniş bir mülk, gösterişli bir saltanat, muhteşem bir ordu, saraylar, hizmetkârlar, yağız atlar, gemiler, süslü taşlar, kim bilir daha neler neler? En çok da onun rüzgârlara hükmetmesi, hayvanların dilini bilmesi ilgimi çekerdi. Ama sonradan bir özelliğini keşfettim Hz. Süleymân’ın. Sâhip olduğu mal-mülk onu şımartmamış, şaşırtmamış, dünyâ denizinde boğmamıştı. Rabbini anmaktan alıkoymamıştı. Gücünü insanlara zulüm için kullanmamıştı. İşte o zaman bir peygamber ile kral arasındaki farkı daha iyi anladım. Mülkü vardı Hz. Süleymân’ın, ama adı hâlâ yoksullar defterindeydi. Mevlânâ’nın deyişiyle: “İçini yoksulluk havasıyla dolduranlar dünyâ denizinde batmazdı.” Daha açığını ise Yûnus söylemişti onun için: “Süleymân kuş dilin bilür dediler/Süleymân var Süleymân’dan içerü.” “Süleymân içre Süleymân” olmak için ise dikenli sarp yollardan yürümek, ince eleklerden geçmek gerekiyordu. Bu hamken pişmek, sonra yanmak demekti. Daha doğrusu insanın kendi katresinin Hakk’ın Zât Ummânı’nda yok edip, bu fâniliğinin idrâkinde iken, aslında bizâtihî Hayy ve Bâkî olduğuna şâhit olmasıydı. Bundan sonra kulundan işleyen “O” olurdu. Gerçi istemekle de olacak bir şey değildi bu. Kesbî değil vehbîydi. Bunu hak eden kuluna Allah lutfederdi. O zaman da çağının Süleymân’ı olurdu bu kişi. Mühür, onun elindeydi artık...
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗