Kitap hakkında
Ruşen Ali Cengi mor bir ata biniyordun dağlar devriliyordu kara kuru gölgeydin boynun durmadan uzuyordu tıslayan yılanların ıslığında büyüyen oğullar bıraktık 'gez'le göz arasında göğüsünde mavzerim terli bir hamaylı sakalıma batan kavruk yüzüm iki sisin çarpışması gibi döndün bana eğmedim boynumu ağzı soğan kokan celladın baltasına babam her güz yosun tutan sebilmiş cevizin ve gürgenin tarihi kadar eski güz sabahına açmıştık dağ kapısını bakır bir tasla uyanıyordu sönen kurşun koşan atların cengi bizi çarpıştıran sis otların kanamasıydı hızlı geçtin soluğu kesildi yılanların gece kopan karla bekliyorduk baharı dağın kalbinde hicran sütten kesilen kama hayber şehrazat ruşen ali dağlar ayvazım şol geliyordu sağ yanıma