Kitap hakkında
Ben Maraşlıyım. Bu şehrin sokaklarında büyüdüm. Çocukluğumdan beri Sütçü İmam'ın adını duydum, Fransız işgalini, Maraş'ın verdiği mücadeleyi, o günlerde yaşananları dinledim. Büyüklerimizin anlattığı her olay, yıllar geçtikçe zihnimde daha derin bir yer edindi. İnsan, doğup büyüdüğü toprağın geçmişini öğrendikçe o toprağa başka türlü bağlanıyor. 31 Ekim 1919'da Uzunoluk'ta sıkılan ilk kurşunun ardından Maraş'ta yaşananlar, bizim ailelerimizin, mahallelerimizin, bu şehrin insanlarının hikâyesidir. O günlerde korkanlar da vardı, evladını kaybedenler de elindeki son imkânla mücadeleye katılanlar da... Her birinin yaşadığı acı, gösterdiği cesaret ve verdiği emek, bugün üzerinde yürüdüğümüz bu toprakların hatırasında duruyor. Bu romanı yazarken sık sık kendime şunu sordum: O günlerde yaşasaydım ne yapardım? Uzunoluk'tan yükselen silah sesini duysaydım, sokaklarda olup bitenlere şahit olsaydım, evimin kapısında ailemin geleceğini düşünseydim neler hissederdim? Bu sorular beni yıllar öncesinin Maraş'ına götürdü. Bu roman, tarihi gerçeklerden yola çıkarak kaleme aldığım, doğup büyüdüğüm şehre karşı duyduğum vefanın bir ifadesidir. Sütçü İmam'ı ve Maraş'ın kurtuluş mücadelesini anlatırken bu topraklarda yaşamış insanların sesini de duyurmak istedim. Çünkü ben Maraşlıyım. Bu şehrin geçmişinde benim de köklerim var. Onların yaşadıklarını bilmek, hatırlamak ve gelecek nesillere anlatmak benim için bir memleket borcudur.