Kitap hakkında
1960’ların o tozlu, kavurucu yaz günlerinde, Uşak’ın tepelerinde açılan mezarlar, sadece mermer blokları ve kurşun mühürleri parçalamadı; binlerce yıldır süren kadim bir tılsımı da bozdu. O günden bugüne, vatanından koparılan o parçaların sessiz feryadı, okyanus ötesinin steril depo raflarında yankılanırken, onları çalanların veya koruyamayanların üzerine bir lanet gibi çöktü. Çünkü hırs, aklı kör eder; ama tarih, adaleti asla ertelemez. Bu roman, sadece kayıp bir hazinenin peşine düşülen bir macera veya definecilerin toprağı deşip geçtiği o karanlık günlerin bir kaydı değildir. Bu, geçmişin fısıltılarını duyabilenlerin, o sessiz çığlıkları dindirmek ve mirası karanlığa gömülmekten kurtarmak için verdiği bir varoluş mücadelesidir.