Kitap hakkında
Bir sofrada söylenen söz, yıllardır bastırılan bütün kırgınlıkları yerinden oynatır; Hale, kendisine ait sandığı hayatın ne kadarının başkalarının bakışıyla kurulmuş olduğunu görmeye başlar. O güne kadar ilişkisinde, ailesiyle kurduğu bağda, işinde ve dostluklarında hep uyumlu kalmaya çalışmıştır. Susmuş, yutkunmuş, aynadaki görüntüsünü başkalarının sesiyle tartmış, kendi bedenine bile dışarıdan bakmayı öğrenmiştir. Fakat tek bir cümle, insanın içinde yıllarca yerinden kıpırdamadan duran taşı oynatmaya yeter. Ütüsüz Duygular, dışarıdan sıradan görünen bir hayatın içinde biriken suskunlukları, küçük kırılmaları ve insanın kendine uzak düştüğü anları anlatan bir roman. Balık ekmek kokusundan aile sofrasına, Balat sokaklarından ada vapuruna, eski dostluklardan kardeşlik yarasına uzanan bu hikâyede her sahne, Hale’nin içindeki başka bir düğümü açar. Eylem Ayık, Hale’nin hikâyesini yalnızca kişisel bir uyanış olarak değil; kadınların bedenlerine, seslerine ve hayat tercihlerine sinen görünmez baskıların romanı olarak kuruyor. Ütüsüz Duygular, gündelik hayatın içinden çıkan güçlü sahneleri, canlı karakterleri ve sinematografik dünyasıyla okuru Hale’nin kırılma anına ortak eden dokunaklı bir roman.