Kitap hakkında
“Pasaportum, sınır görevlisine uzatır uzatmaz, elimde küle dönüştü; bembeyaz bir bulut kümesini andıran küller birkaç saniye havada asılı kaldı ve sonra birden geride hiçbir iz, kalıntı bırakmadan yok oldu. Ben, bu akla sığmaz olaydan dolayı kasıtlı taş kesilmiş iken; pasaport görevlisi, dingin ve umarsızdı.” İsmail Ertürk, Türk edebiyatının en radikal örneklerinden birini sunuyor. Farklı türlerin arasında, tuhaf bir yerlemben’de duruyor Yuvayönelik: Yazar hem hem deniyor hem de ustaca anlatıyor. Yazarın yaşamından-benliğinden yola çıkarak kurduğu metinler, deneme ile öykü arasında salınırken deneme okuruna düşünsel ve entelektüel bir kıvam, öykü okuruna karşılaştığı her sınırı zorlayan bir kurmaca parıltısı vadediyor. Cins ve nitelikli edebiyata tutkun olanlara ise derin bir okurluk hazzı... Ertürk’ün “özöykeme” olarak adlandırdığı bu metinler, pasaportu olan her okurunu sınır'da-eşik'te bekliyor.