Kitap hakkında
"Bu hafta onu arayan tek kişi, hayatı boyunca utandığı kadındı." Bengi Aydınoğlu otuz altı yaşında, İstanbul'un parlayan kardiyologlarından biri. Her sabah alarmdan önce uyanır, saçını milimetresi milimetresine fönler, bileğine babasının saatini takar. Babasından öğrendiği kurallarla yaşar: Asla geç kalma. Asla özür dileme. Ağlama; ağlayan kaybeder. Bir gece, kocası Kerem'in kapalı bir kapının ardından fısıldadığı tek bir cümle, kusursuz hayatının ilk çatlağı olur. Ardından gelenleri hiçbir plan hiçbir hesap durduramaz. Tanıdığı kapılar birer birer kapanırken geriye yalnızca bir kapı kalır: İzmir'de, mor sardunyalı bir balkonun ardında, yıllardır aramalarını reddettiği annesi Nermin'in kapısı. Bir bisküvi kutusunda saklanan geçmiş, söylenmemiş özürler ve kırk yıldır her sabah fısıldanan üç kelime… Bengi, tutunduğu her şeyi bırakmak zorunda kaldığında kim olduğunu yeniden öğrenecektir.