PDF kitap ve e-kitapları keşfedin. Yeni kitapları takip et
KİTAP DÜNYASIYavuzDidem Saracel
Yavuz kitap kapağı

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Yavuz

Didem Saracel · Yazar

Gidiyorsun işte ağır ağır. Limanda duran bir koca gemi. Eski gemilerden, Cumhuriyetin ilk dönemlerinden kalma, mağrur ve tüm geçmişin ihtişamını taşırcasına. O Atatürk'ün ümit bağladığı gelecek Türkiye'sinin ilk tohumlarından. Borçların, kredilern, ahlaksızlık...

Sayfa
271
Kategori
Kitap Edebiyat Roman (Yerli)
Yayın tarihi
2013-05-01
Yayınevi
KURGU KÜLTÜR MERKEZİ
ISBN
9786055295547
Dil
Türkçe
Format
Dosya henüz eklenmedi
Kitap Edebiyat Roman (Yerli) ↗

PDF kitap arşivi dış sitede açılır. Bu kitap için doğrudan dosya bağlantısı henüz eklenmemiştir.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Gidiyorsun işte ağır ağır. Limanda duran bir koca gemi. Eski gemilerden, Cumhuriyetin ilk dönemlerinden kalma, mağrur ve tüm geçmişin ihtişamını taşırcasına. O Atatürk'ün ümit bağladığı gelecek Türkiye'sinin ilk tohumlarından. Borçların, kredilern, ahlaksızlıkların çok uzaklarından bir eser o. Onur, gurur ve kuvvetin adı o. Bu koca limandan demir almaya hazırlanıyorsun. Yine mağrur, bildik halinle. Sende ne çok şey yaşandı. Sen bana ne çok şey verdin. önce yaşamı, sonra insan olmanın yollarını. Seninle ilgili ilk hatıralarımda yaptığın tepsi börekleri var. Bol ıspanaklı yuvarlak tepsi börekleri. Biliyorum bir daha yiyemeyeceğim o lezzeti. Akşamları elinde filelerin eve gelişini, "Et, peynir, marul" cevabını. Benim beklentilerimin çok dışında olan sağlıklı erzakları. Beni ısrarla yazdırdığın mandolin, resim, bale kurslarını. Hiçbirinde dikiş tutturamadığım halde hiçbir sitemde bulunmayışını. Bana her zaman başarabileceğimi söylemeni ve hep beni desteklemeni. İşimi her zaman ciddiye almamı ve elimden geleni yapmam gerektiğini söylemeni hatırlıyorum. Sorunlarımı dinlemeni, bana yol göstermeni... "Haydi, bir neskafe yapalım" diyen sözlerini. Çayı çok demli içtiğini hatırlıyorum. Zamanı iyi kullanmam gerekitğini, en değerli şeyin zaman olduğunu söylediğini hatırlıyorum. Belki buydu bendeki eksikliğin. Yıllar sonra biliyorum ve anlıyorum ki sen her şeyi, belki de yaşamın kendisini sevdin. Sevgi senin adındı, ama hiç söylemedin. Şimdi sana bakarken eski güvertelerine, paslanmış dişlilerine el sallamaya hazırlanıyorum caresiz, acemi, ne yapılacağını bilemeden. Sen bıraktıklarınla hatırlanacaksın, özellikle Akbük'te. O beyaz evinde. Aynen dediğin gibi: "kızım bu evi hiçbir zaman satmayın. Bu ev ve diktiğim meyve ağaçlarımla beni hatırlayın." Sessizce dinledi. Bitirince, "Kızım sen bunu bastır," dedi. Sonra biraz düşündü, fersiz gözlerini bana çevirerek, "Sen bir kitap yaz" dedi. "Olur," dedim. Hem son sohbetimiz hem de son yemeğimizdi bu...
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗